Anka Kuşu

 

Zümrüdü Anka kuşunun hikayesini birçoğumuz biliriz. Bilmeyenler için kısaca anlatayım. “Efsaneye göre kuşların hükümdarı olan ve Kaf Dağı’nda yaşayan Zümrüdü Anka, Bilgi Ağacı’nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş. Kuşlar Simurg’a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürlermiş. Ama içlerinden onu gören olmamış. Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler. Simurg’un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı’nın tepesindeymiş. Bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg’un kanadından bir tüy bulmuş. Onun var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg’un huzuruna gidip, yolunda gitmeyen şeyler için yardım istemeye karar vermişler.

Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. İsteği ve sebatı az olanlar, dünyevi şeylere takılanlar yolda birer birer dökülmüşler. Yorulanlar ve düşenler olmuş. Önce ‘Aşk Denizi’nden geçmişler sonra ‘Ayrılık Vadisi’nden’ uçmuşlar. ‘Hırs Ovası’nı aşıp, ‘Kıskançlık Gölü’ne’ sapmışlar. Kuşların kimisi ‘Aşk Denizi’ne’ dalmış, kimisi ‘Ayrılık Vadisi’nde’ kopmuş sürüden. Kimi hırslanıp düşmüş ovaya, kimi kıskanıp batmış göle.

Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp; Papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş (oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış); Kartal yükseklerdeki krallığını bırakamamış, Baykuş yıkıntılarını; Balıkçıl kuşu bataklığını özlemiş…

Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi ‘Şaşkınlık’ ve sonuncusu Yedinci Vadi olan ‘Yok oluş Vadisi’nde’ bütün kuşlar umutlarını yitirmiş. Kaf Dağı’na vardıklarında geriye sadece otuz kuş kalmış. Simurg’un yuvasını bulunca öğrenmişler ki ‘Simurg – otuz kuş’ demekmiş. Onların her biri birer Simurg’muş. 30 kuş anlar ki aradıkları kendileridir ve gerçek yolculuk, kendine yapılan yolculuktur…”

Dün de bu hikâyeden farksız sahada tam 11 Anka kuşu vardı. Küllerinden doğan, başarıya aç, umutların bittiği anda tekrar tekrar şaşırtan. Beklentimiz yokken bizi kanatlandıran.  Anka kuşları içlerindekinin de farkına vardı. İstersek neler olacağını hep birlikte gördük. İnandık ve başardık.

Maç bitiminde röportajlarda ortak olarak değinilen konu maddi ve manevi olarak zor günler geçirdiğimizdi. Hatta teknik direktörümüz Bülent Korkmaz artık Antalyalı iş adamları bu takıma sahip çıksın diye adeta serzenişte bulundu. İlk defa somut olarak sorunumuz dillerden döküldü. Durum vahim. Ben de Bülent hocaya katılıyorum. Çocukları eğlence mekanlarından çıkmayan ünlü iş adamları bu olaya el atsın artık. Ateş yanmış bir odun da siz atın. Unutmayın başka Antalyaspor yok!

Şartlar ne olursa olsun, kim ne derse desin, kimse olmasa da biz varız arkanda. Korkma ey Anka kuşu uç uçabildiğin kadar!