Bir Şafak Doğuyor

Tüm Antalyasporlu renktaşlarıma selamlar. Harika bir haftayı geride bıraktık. Takımımız zorlu İstanbul deplasmanındaydı. Bizim bile bu maçtan pek bir umudumuz yokken yürekli futbolcularımız sahada kanının son damlasına kadar savaştı ve alnımızın akıyla 3 puanı hanemize yazdırmayı başardık. Tüm futbolcularımızı kutluyor ve bu performansın devamını diliyorum. Bu galibiyette emeği geçen birçok şahıs var ama iki kişiye ayrı parantez açmadan yapamayacağım.

Diego Angelo: Geldiği günden bu yana takımda en ufak bir huzursuzluk yaratmadı. Sahada aslanlar gibi oynadı. Gerek saha içi performansı gerekse saha dışındaki profesyonel yaşantısıyla takdirimizi kazandı. Bu takımdan birçok yıldız geçti. Bazıları parladı, bazıları söndü. Hepsini konuştuk ama Diego’ya gereken ilgi ve alakayı gösterdiğimizi düşünmüyorum. Hani birilerinin heykelini dikmeyi düşünüyorduk ya. Dikilecekse bu adamın dikilsin.

Bülent Korkmaz: İsmi Antalyaspor’la anıldığı zaman “eyvah” dedim. Nitekim teknik direktörlük kariyeri vasatın altında bir isim. Hali hazırda güzel de bir hocamız varken (Hamzaoğlu) bu duruma epey öfkelenmiştim. Fakat şu 3 maç sonunda görüyorum ki o düşüncelerimin hepsi toz oldu uçtu. Takıma tam anlamıyla ofansif futbolu aşılıyor. Kadro yetersizliğinden istediğini yapamasa da bunu görmemek içten bile değil. Umarım çizgisinde devam eder.

Gelelim en önemli konuya. Geçtiğimiz haftalarda yaşanan yönetim-taraftar krizi malumunuz. Hatta bu polemik bir üst seviyeye geçerek taraftarlar arasında kriz yaşandı. Bu duruma senelerdir alışık olduğumuz için pek yadırgamadım. 07 Gençlik sisteme boyun eğmedi. Sevdasından mahrum edildi. Stada alınmadı, tehdit edildi. Peki ne oldu? Kazandı! İyiler mutlaka kazanırmış ya o misal. Daha da güzel bir haber ise Ali Şafak Öztürk’ün tekrar başkan olacağının haberinin gelmesi. Bu haber ben dahil çoğu Antalyaspor taraftarında büyük bir coşkuyla karşılandı. İçimiz de kendisini sevmeyenler de var ve kendilerine saygı duyuyorum. Fakat herhangi bir maddiyata ihtiyacı olmayan, bu takım için kendi üstünden krediler çeken, yıllardır büyütülmüş İstanbul takımlarına rest çeken, “biz yanaktan makas alınacak kulüp değiliz” diyen, şehrin göbeğinde dünya yıldızına imza attıran, kombine satışında rekor kırdıran, her deplasman da taraftarın yanına gelen, sosyal medya hesaplarından bizlere destek olan, esnafa Antalyaspor sevgisini aşılamaya çalışan bir isimi neden sevmezsiniz bunu da anlamış değilim. Bu sefer çok daha tecrübeli geliyor ve her şeyin daha iyi olacağından şüphem yok. Tüm Antalyaspor camiasına hayırlı olmasını diliyorum. Cümlelerimi son olarak şu sözlerle bitirmek istiyorum. Hani güç kimdeyse her zaman onun yanında olanlar var ya? Hani kim gelirse öncesinde atıp tutup sonra canım ciğerim diye sarılanlar var ya? Hani Ali Şafak Öztürk gitti diye arkasından demediğini bırakmayanlar var ya? Şimdi tekrar geliyor. Bu sefer hangi kostümü giyeceksiniz?