Bir ‘VAR’mış Bir ‘YOK’muş

Aile kavramı bugün de dün de en önemli kavram olmuştur ve olmaya devam edecektir. Ömürleri yeterse aile kavramını ileriki dönemlere taşıyacak olanlar yeni nesil dediğimiz şimdinin çocuklarıdır. Gelecekte iyi bir nesil olsun isteniyorsa burada en büyük görev ebeveynlere düşüyor. Öyle ki atalarımız ”Ağaç yaş iken eğilir.” atasözünü bu durumlar için kullanmıştır. İşte bu söze istinaden ”nesilden nesile Antalyaspor” parolasıyla yola çıkıldı bu maç öncesi. Tribünler çocuklarla doldu. Rengarenk görüntüler oluştu. Gelecek için umutlanmıştık. Ayrıyeten Türkiye’nin ilk resmi taraftar grubu olan 07 Gençlik, daha önce emsali görülmemiş bir olaya imza atarak bu maçta kulübümüze forma sponsoru oldu. Sosyal projeler bakımından güzel bir hafta sonu olmuştu. İstediğimiz görüntüler oluşmuştu.

Gelelim maça. Rakibimiz liderlik ünvanlıyla gelmişti. Dezavantajları vardı rakibimizin. Avrupa maçı oynamışlardı hafta içi ve yorgunlardı. Ayrıyeten deplasmanda karneleri kötüydü. Fobileri vardı. Bizim durumumuz da ortadaydı. Biraz çekinerek gelmişlerdi. Maç başladı ciddi bir atağımız oldu Maicon’la ama sonuca ulaşamadık. Çünkü net bir faul ve en kötü sarı kart olan bir pozisyon gerek hakem Cüneyt Çakır gerekse VAR hakemleri tarafından görmezden gelindi. İlerleyen dakikalarda genellikle orta saha mücadelesi şeklinde geçti maç. Devre sonlarına doğru biraz baskı yesek de ilk yarı berabere bitmişti. Sahada futbol adına pek Bir şey görememiştik. Ama tribünler harikaydı.

Maçın ikinci yarısında tamamen kendi sahamıza çekilmiş, rakibi bekler olmuştuk. Önceki yazılarımda da belirttiğim gibi bu futbolu sevmiyorum ama hocamızın taktiğidir deyip saygı duyuyorum. Rakip geldikçe biz karşılıyoruz. İyice gömüldüğümüz için de çıkmakta da zorlanıyoruz. Pozisyon vermiyoruz ama pozisyon bulmaya yaklaşamıyoruz. Rakip defansif ama hava toplarında iki tane hava toplarında iyi oyuncusunu hücum hattında oyuna sokarak çözümü hava topunda aramaya başladı. O dakikalarda rakip yorgun ve son çözüm yollarına başvurmaya başlamıştı. O dakikalarda bir Drole hamlesi beklerdim hocadan kontra atak adına. Fakat yine gömülmeyi tercih ettik. Nitekim yediğimiz baskı sonucunda kalemizde golü gördük. Gol esnasında yapılan faul ne Cüneyt Çakır ne de VAR hakemleri görmek istememişti. Son dakikalarda golü yediğimiz için çevirmemiz için çok az zaman vardı. İşimiz baya zordu. Aslında maçın 60. dakikasından sonra oynamamız gereken oyunu bu dakikalarda oynamaya başlamıştık. Pres yapıyorduk. Rakibi sahasına gömmüş pozisyon arıyorduk. Dakikalar tükenmişti son şansımız olarak korner atacaktık. Boffin de dahil herkes rakip ceza alanındaydı. Karambol oldu gol çıkmadı ve pozisyon bitmeden hakem maçı bitirdi. Pozisyon devam ediyordu hala ama neden bitirdi? Yavaş çekimlerden sonra neden bitirdiği anlaşıldı. Maicon rakip takımı kalecisi tarafından ittirilmiş, net penaltı pozisyonu bir daha incelenmesin diye maç bitirilmişti. Herkes yerdeyken o bölgeden gelebilecek bir şutun da gol olabileceği düşünülerek buna fırsat verilmemişti. Sahadan mağlup ayrılmıştık. Liderlik hayallerde kalmıştı.

Ne deniyordu sezon başında bir hatırlayalım. ”VAR gelecek, dertler bitecek. Şike ortadan kalkıyor. Artık her şey daha güzel olacak.” Bunlar ve bunlara benzer cümleler dökülmüştü ağızlardan. Ama hesap edilemeyen Bir şey vardı. Burası Türkiye’ydi. Burada her şey kılıfına uydurulur bir bahanesi bulunurdu. Hele ki büyük dedikleri ya kendilerinden gördükleri takımlardansan işin kolay. Ne yaptılar yaptılar gözle görünene rağmen bildiklerini yaptılar. VAR teknolojisini en kötü kullanan ülke olduk. Bizim son maçımızda da gerek ilk dakikalarda gerekse son dakikada bizim lehimize olan pozisyonlar es geçildi, yediğimiz goldeki faul de görmezden gelindi. Elleriyle maçı rakibimize verdiler. Aleme de bir mesaj vermiş oldular: ”Biz kimi istersek o kazanır. Son sözü biz söyleriz.” Acı ama gerçek buydu.

Ne olursa olsun biz mücadelemize devam etmeliyiz. Pazar günü oynanan maç önemliydi belki ama her maç o şekilde tribünler dolmalı. Yine geleceğimizin temsilcileri aileleri tarafından getirilsin. Yine çiçekler açsın tribünlerde. Belki ülkemizde futbol bir gün düzelir. Biz göremedik belki onlar görür. VAR mı dediniz? Bir ”VAR” mış bir ”YOK”muş!