Bir Varmış Bir Yokmuş

Futbol günümüzde en önemli sektörlerden birisidir. Futbol disipline dayalı bir sistem oyunudur. Sistem maç içinde değişkenlik gösterebilir fakat düzen ve disiplin kaybolursa başarısızlık kaçınılmaz olur.

Geçtiğimiz pazar son iki haftada alınan maçların verdiği inançla Başakşehir’e konuk olduk. Başakşehir ülkemizde düzen üzerine kurulu en iyi takımlardan biridir. Böyle bir takıma karşı disiplinden kopmadan ve çok koşarak sonuç alabilirdik. Arkamızdaki rüzgârı kaybetmemek için puanlar olmasa da böyle bir deplasmandan en azından 1 puanla dönmeliydik.

Büyük beklentilerle maça başlamıştık. Daha ne olduğunu anlayamadan kalemizde golü gördük. Sürekli atak yiyorduk. Oyuna reaksiyon gösteremiyorduk. Kontrol rakipteydi. Net bir pozisyon yakaladık Drole ile onu da cömertçe harcadık. İlk yarı bitse iyi olacaktı. Soluk alacaktık. İlk yarı iyi kötü bitmişti.

İkinci yarı Barrada ve Maicon değişiklikleri ile başladık. Hücuma ufak bir dokunuş yapılmıştı. İşler değişebilirdi. 2. Yarı başladı hayaller yine boşa çıktı. Daha ilk atakta kalemizde 2. Golü gördük. Artık disiplin kaybolmuş, maç daha da zora girmişti. Sonuçlanamayan hücumlar, yenilen kontralar, anlamsız ortalar… Kötüye gidiyordu her şey. Belki bir gol ibreyi terse çevirirdi. Ama ne oynadığımız belli değildi. Şuursuzca oynuyor, kalemizde bolca tehlike görüyorduk.  Sonuç olarak 3. ve 4. golü gördük kalemizde. İyi oynayıp kaybetmemiştik. Kötü oynadık hatta oyun bile oynamadık. Hezimete uğramıştık. Elimiz boş dönüyorduk.

Maçın en iyisi 4-0 yenikken bile desteğini esirgemeyen harika taraftarımızdı. Tribünde kazanmış sahada mağlup olmuştuk. Ama her mağlubiyet kötü sonuçlar doğurmaz. Sistemimizin olmadığı gaza dayalı bir futbolumuz var. Bir sistemimiz olmalı artık. Kazansak da kaybetsek de karakterimiz olmalı. Bir maç sistemli diğer maç kafaya göre olmamalı. “Bir varmış bir yokmuş” değil “hep böyle” diyebilmeliyiz. Aksi takdirde tünelin sonu karanlık olur. Karanlıklar içinde bile yine de bize umutsuzluk yasak. Çünkü biz Antalyaspor’uz!