Fişi P’rize’ TakANtalya

Güzel ve sıcak bir Akdeniz akşamıydı. Hava sıcak ortam ondan da sıcak. Parola Şafak 07! Yani Ali Şafak yine ait olduğu yerde ve tabi Türkiye’nin ilk resmi taraftar grubu 07 Gençlik de ait olduğu yerdeydi. Taşlar yerine oturmuş, kazanmak için her şey tastamamdı. 

 

İşte böyle bir atmosferde başladık mücadeleye. Başladık da sanki Beşiktaş maçını alan biz değildik. Sürekli hücumlar yiyoruz. Bu kadar hücuma surlarımız nasıl dayanabilirdi? Nitekim ilk yarı bitmeden acı bir şekilde geriye düştük. Bu şekilde ilk yarı sonuna geldik. 

 

İkinci yarı farklı bir tablo yoktu. Maç böyle biter ama bir gol bulursak her şey değişir diyordu herkes. Çabalıyorduk ama bal yapmaz arı gibi. Derken Doukara öyle bir hata yaptı ki az olan umutlar nerdeyse kalmamıştı. Artık en önemli hücum silahımız yoktu. Yolun sonu gelmişti. Büyük bir mucizeye ihtiyacımız vardı. 

 

Ama kimsenin hesap edemediği bir şey vardı. Taraftarın itici gücü. Bu itici güç eksik olduğumuzu hissettirmedi. Her futbolcu tam performans sergiledi. Hatta Boffin “Çanakkale Geçilmez” modundaydı.  Bülent hocanın da hırsı ve kazanma isteği taraftarla bütünleşince müthiş bir enerji oluştu. Cesur değişiklerle atak yapmaktan vazgeçmedik. Oluşan enerjiyi dışa vurma zamanıydı. 90+1 Mevlüt fişi prize taktı. Durumu eşitledi. Ama duracak gibi değildik. Eksiktik ama hiç önemli değildi. Yüklenmeye devam ediyorduk. Rakip şaşkın ve tedirgin. Biz gözü kara ve hırslı. 6 dakika uzatmanın sonucunda gelen korner. Bu korner atışında milli savunma bakanımız, takım kaptanımız alışılagelmiş bir şekilde yine kafaya çıktı. Sıradan gollerinden birini atacaktı ki faul yapıldı kendisine. “Aman Allah’ım neler oluyor? Penaltı kazandık. 2. Sarı kart mı? Rakip de mi 10 kişi? “… Evet kendi kendime soruyordum. İnanamıyordum. Bu bir rüyaysa uyanmak istemiyordum. Ama bu gerçeğin ta kendisi. İbre 180 derece dönmüş. Gitti denilen maç Hakan’ın usta penaltısıyla uzatmalarda berabere bile değil, resmen bize gelmişti. 

   

Çok seneler bu tablonun tersini defalarca gördük. Son dakika gol yeme hastalığımız gerçeği de vardı. Alışkın değiliz çocuklar böyle şeylere. Ne yaptınız öyle? İyi ki de yaptınız. Her şeyin başı inanmaktan geçer. Tüm dünyaya gösterdiniz. Gururluyuz, mutluyuz. İyi ki ANTALYASPORLUYUZ!

 

Alıştık güzelliklere

Bağımlısı olmak istiyoruz

Duy sesimizi ANTALYAM

Sensiz yapamıyoruz!