Gece – Gündüz

Sessiz bir gece düşünün kalabalığın ortasında. Herkes sus pus. Yıkılmasını istemediğimiz bir kalemiz var ya o içten yıkılmaya çalışıyor. Arkasında durmak isteyenler sessizce uzaklaştırılmış. Allah’a emanet maça çıkıyoruz!

Geçen senenin çok uzağında bir TARAFTAR topluluğu altında maça çıktık. Birilerinin isteği üzerine! Daha maçın başında golü bulduk. Gol oldu ama stadın müzik sesinden başka pek de bir şey duyulmadı. Ardından tiyatro izler gibi maç izledik. İlk golü yedik. Ardından ikinci. İlk yarı bitti. İkinci yarı başladı ve saçma 3. gol. İtici güç de yok. Herkes şaşkın! Gece olmuş uyku vakti gelmiş, yatağa gitmeye hazırlanan çocuklar gibi yarı uykuda maç elden gidiyor derken Bülent hoca üç yerinde hamle yaparak gecemizi gündüzümüze çevirdi. Son darbede milli savunma bakanı maçın başında olduğu gibi işbaşındaydı. Kaptan gemisini fırtınadan kurtardı. Aslında güneşi göremedik. Parçalı bulutlu bir sabahtı. Tam güneşi görüyoruz derken Drole perdeyi çekti ve güneşten bizi mahrum bıraktı. Kötünün iyisi buruk bir sevinçle sahadan ayrıldık.

Eksiklerimiz bariz belli oldu bu maçta. Geçen seneden beri süregelen kaleci ihtiyacı var. Sol bekte yeni transferi göremedik ama o olmazsa sıkıntı çekeceğimiz bariz. 10 numara veya hızlı sağ kanatta da sol kanatta da oynayabilen oyuncu ve tabi ki birçok özellikli golcü gerekli.

Birçok eksik saydım. Ama asıl eksik bölge buralar değil tabi ki. Asıl eksik bölge ruhun başkenti kuzey kaledir. Maç içinde gece ve gündüzü yaşadık. Ama kuzey kale olmazsa gök gürültülü sağanak yağışlı sert günler bizi bekliyor olacak. Takımın itici gücü, Türkiye’nin ilk taraftar grubu ne günler gördü de kimseye boyun eğmedi, eğmeyecek!

Son olarak bu sözlerim yöneticilerimize. Siyasetin yeri ayrı, sporun yeri ayrıdır. Zaten siyaset diye cezalandırmaya çalıştıkların siyaset de yapmadı. Atatürk siyaset üstüdür çünkü. Yıkılmadık, yıkılmayacağız! İnadına İzmir’in dağlarında çiçekler açtıracağız. İnadına Atatürk’ün Ordusu’na katılıp Mustafa Kemal’in askerleri olacağız. Unutmayalım ki “ Kravatlılar gider, atkılılar kalır”.