Hezimet

Evet, belki de maça favori olarak çıkmadık ama eminim hiç kimse Antalyaspor’dan bu kadar teslimiyetçi bir oyun beklemiyordu. Hezimet olarak değerlendirilebilecek 4-0’lık bir sonuçla sahadan mağlup ayrıldık ve yediğimiz gollerden sonra geçtiğimiz 4 haftada yaptığımız gibi bir dirilişe imza atamadık. Başakşehir takımının ezici bir şekilde topa sahip olması ve kendi aralarında yaptıkları bitmek bilmeyen paslar maçı izleyenleri sıktı; hatta oyundan soğuttu. Bu etkinin Antalyaspor’umuzun futbolcularında da oluşmuş olması kuvvetle muhtemeldir ki gerekli reaksiyonu gösteremediler. Ligin istatiksel olarak en az top kapan takımı olmamız ve “Charles-Zeki” ikilisinin uzun zamandır sahada yer alamayışı da maçın bu şekilde geçmesinde önemli bir yere sahipti. Oyunun genelinde tabelaya katkı yapacak pozisyonlar yakaladık ancak onları da değerlendiremedik. Drolé, beklentimizin çok altında bir performans ortaya koydu; Mevlüt’ün adını spikerden beş kereden fazla duyduğumuzu düşünmüyorum. Doukara’nın da sahada olmayışı ayrıca ilerde top tutmakta zorlandığımız dakikalarda kendini iyice hissettirdi. Bülent Hocanın oyunu lehine çevirmek için yaptığı değişiklikler de maalesef faydalı olmadı. Sakatlıktan çıkan Maicon hazır bir görüntü vermedi. Yeni transferimizin Abdelaziz Barrada için ise daha bir şey söylemenin çok erken olduğunu düşünüyorum çünkü Başakşehir’in oyunu itibariyle özellikle ikinci yarıda fark yaratabileceği bir ortam bulamadığı kanaatindeyim. Başakşehir gibi güçlü ve oturmuş bir kadroya Doğukan’ın da fizik gücü olarak çok yetersiz kaldığını ve çok sık yerde kalıp faul beklediğini belirtmekte fayda var. Eğer bu yönünü güçlendirirse ilerleyen zamanda hem Antalyaspor hem de milli takım için son derece başarılı olacağı kanaatindeyim. Sonuç olarak bu maçın yaralarını acilen sarıp önümüzdeki hafta oynanacak olan Sivasspor maçına bilenmeliyiz.