“Korkmaz Ordu” Vizyonda

Bir takım düşünün, maaşlarını aylardır alamayan oyuncuların olduğu, yapabildiği 2 transfere dahi lisans çıkaramayan, İstanbul deplasmanına ilk 11’de 3 genç oyuncu ile çıkan, başkanı olağanüstü kongre kararı alan, Şehrin önde gelenleri tarafından sahipsiz üvey evlat gibi bakılan.

İşte tüm bu olumsuzluklarla çıktık Beşiktaş deplasmanına. 1 puanın bile hayal olarak görüldüğü düşünceyle başladık maça. Rakip evinde 45 maçtır yenilmeyen bir takım. Sağlı sollu ataklarla üzerimize gelirken Gara Oğlan çıktı sahneye. Ofsayt VAR tartışmaları sürerken bir gol daha bulan takımımız iyiden iyiye varlığını hissettirdi rakibe. Antalyaspor, 2-1 ve akabinde 3-1 öne geçerken devre arasına girdik.  Geçen hafta Konyaspor karşısında 3-1’den geriye gelerek beraberliği yakalayan takımımız, aslında bu haftanın sinyallerini vermişti. Geçen sezon olabildiğine kırılgan olan takım, verdiği reaksiyonlarla bu sezona damga vuracak gibi duruyor. Sonuç olarak İstanbul deplasmanında 40.000 kişi önünde rakibimizin 45 maçlık yenilmezlik serisini sona erdirdik. Zafer inananların oldu.

Şimdi bizlere büyük görev düşüyor. Bu takıma sahip çıkacağız. Öyle karakterli oyunculardan kurulu bir takımız ki, para için Antalya’ya gelen futbolculardan birer birer kurtulunca geride kalan sağların ne derece büyük işler başaracağını görmek çok uzakta değil. Bir parantez de Bülent Korkmaz’a açmak gerekli. Soyadı gibi korkmadan, ezilmeden 3 genç oyuncusunu ilk 11 başlatmak her teknik direktörün harcı değil. Bülent Hocamızı duruşundan ötürü kutluyorum. Söylediklerini uygulayan, oyuncularına sahip çıkan ve takımı daha da ileri taşıyacak bir vizyona sahip hocamızın arkasında duralım. Her hafta olduğu gibi bu haftada aynı şeyi dile getiriyoruz, bu takıma sahip çıkalım. Şehrimizin takımını desteklemeye devam edelim. Devre arasında yüzlerce takımı kamp için ağırlayan bir şehrin takımının, maddi konulardan ötürü gündeme geliyor olması üzücü. Elini taşın altına koyacak yöneticilere, sahada yüreğini ortaya koyacak oyunculara, nefeslerinin sonuna kadar Antalya! diye bağıracak taraftarlara ihtiyacımız var. Geçen sezonun ikinci yarısı hepimize ışık olsun. Işığımız eksilmesin, saygılar.