Osman MAZAK – SABRIN SONU SELAMET

Hayatta net bilinenler olduğu gibi bilinmeyen de birçok şeyle karşılaşılabilir. Bilinmeyenler üzerinde elbetteki tahminler yürütülür. Bazen bu tahminler doğru çıkar , bazen de hiç tahmin etmediğimiz şekilde çıkar. Sonuç olarak bunu ancak o olay yaşanınca öğreniriz.

 

Geçtiğimiz pazar günü nihayet özlenen an gelmiş ; en büyük zevkimiz , yaşam felsefemiz Antalyasporumuza kavuşmuktuk. Ne kadar denize gitsek , sinemaya gitsek , seyahat etsek ya da farklı şeylerle uğraşsak da bu tutku bambaşka bir şey. Bir taraftarın huzur bulduğu yer de sevdiğinin yanıdır. Büyük bir tutkuyla bağlı olduğu takımının yanıdır. Nerde olursa olsun en büyük huzuru onun yanında bulur. İç saha deplasman farketmez , gaye ona ulaşmak orda olduğunu hissettirmektir.  İşte bu duygularla her sene olduğu gibi İzmir’e çıkartma yapmıştık. Bize ayrılan kısımdaki biletleri tüketmiş , yeni sezonun ilk maçında takımımızı yalnız bırakmamıştık.

 

Maç öncesinde Doukara kadroya alınmamış , Amilton sakat , Aatıf ve Fredy de yedeklerdeydi. Sahaya çıkan onbirde gençlerden Bahadır ve Doğukan performans olarak az çok bilinse de kapalı kutu Ufuk ve Mukairu merak ediliyordu. Tabii her zamanki gibi olmazsa olmazımız tahminler yapılmaya başlandı. Birçoğu da negatifti. Genç olmaları, tecrübe eksikliği , rakibin tecrübeli ve isim yapmış oyunculara sahip olması… gibi nedenlerle negatif düşünceler oluşmuştu. Tabii bu deplasmanda uzun süre kazanamamış olmamız da etkenlerden biriydi.

 

İşte bu duygular eşliğinde maça başlamıştık. İlk birkaç dakika rakibi kendi sahamızda kabul etmiş , öyle aman aman pozisyon vermemiştik. Maça ısınınca sahada adeta gözlerimizin pasını silen bir forvet görmüştük. Mukairu cesurca rakip defansı inceden inceye yıpratmaya başlamıştı. Ayakta kalıyor , top kaptırmıyor sürekli tehlike yaratıyordu. Baskıyı arttırmıştık. Önce Mukairu’nun kaçan kafası , ardından Hakan’ın direkten dönen topu derken 29. dakikada çok güzel bir korner organizasyonunda arka direkte topla buluşan Milli Savunma Bakanımız büyük kaptan Diego topu kafayla ağlara göndermiş ve takımımızı öne geçirmişti. Bu dakikadan sonra gerek bizim gerekse rakibin atak girişimleri oldu fakat sonuçsuz kaldı. Defans bloğumuz çok sağlamdı , orta sahamız da diri kaldı ve hücum bloğumuz da ilerisi için güzel sinyaller verdi. Kısacası takımımız nasıl oynanması gerekiyorsa öyle oynadı. Gerek atılan gol , gerekse maç sonrası taraftara koşulması , kenetlenme açısından çok önemliydi. Maç taraftarla kazanılırdı ve taraftarı arkamıza almıştık.

 

Sonuç olarak sezona 3 puanla başlamış olmak önemliydi. En önemlisi maç sonu olumsuz yorum yapanların maçtan sonra övgü dolu sözleriydi. Maç oynanmadan kazanılmayacağı gibi futbolcu da oynamadan yorum yapmanın doğru olmadığını herkes görmüş oldu. 2 oyuncu daha kazandık ve bence kazanmaya devam edeceğiz. Takımı gençleştirmek sabır ister. Bu takımı hatalarıyla da kabul etmek gerekir ve bağrımıza basmamız gerekir. İyi günde , kötü günde derken lafta kalmamasına dikkat edilmelidir. Yeni gelen transferleri , Bülent Korkmaz ve Başkanımız Ali Şafak Öztürk’ün diline pelesenk olmuş onları heyecanlandıran projeyi görmeyi bekliyoruz. Ali Şafak Öztürk’ün de dediği gibi sabırlı olmalıyız. Güzel günler çok uzakta değil. Sabrın sonu selamettir. Saygılarımla…