Yağmur Çamur Demeden

Antalyaspor’umuz için hayat güzel devam ediyor. Yazıya başlamadan önce Antalya’dan Alanya’ya kadar takım otobüsüne eşlik eden, yağmur çamur dinlemeden takımımızı destekleyen ve bu galibiyete katalizör etki yapan taraftarımıza teşekkür etmek isterim. Zorlu bir doksan dakikanın ardından deplasmanda yine 1-0’lık bir skorla Alanyaspor karşısında da galip gelmeyi başardık. Sanırım artık tüm taraftarların ve Türk futbol kamuoyunun gözünde maç başlamadan önce canlanan iskelet bir Antalyaspor kadrosu var. Bu sabit kadronun sağlanmasının istikrar ve başarı için oldukça önemli olduğunu düşünenlerdenim. Nitekim alınan sonuçlar da bunu gösteriyor. Uzun yıllardır ilk defa zor gol yiyen, iyi savunma yapan ve skoru koruyan bir Antalyaspor izliyoruz. Geçtiğimiz senelerde (Ligi beşinci bitirdiğimiz sezon dahil) bu konularda pek de başarılı olduğumuz söylenemezdi. Bülent Hocanın ve yaklaşık üç senedir birlikte oynayan oyuncu grubunun bunda emeği yadsınamaz. Maça dönecek olursak, oyuna alışık olmadığımız şekilde hızlı başladık ve topla oynamak isteyen bir takım görüntüsü çizdik. Alanyaspor da tıpkı bizim gibi topla oynamayı sevmeyen bir takım bu yüzden de topa daha çok sahip olan takım maçın ilk yarısında bizdik. Bu maçta istersek set oyunlarını ve toplu hücumları da iyi becerebileceğimizi görmüş olduk. İlk devrenin sonunda Maicon’un jeneriklik golüyle maçın kalanını rahat seyredeceğimizi düşündüğümüz anda gol başımızın belası VAR tarafından iptal edilince ikinci yarının başında kabusumuz geri döndü. Maalesef ikinci yarılarda Antalyaspor baş ağrıtıyor. Ancak bu artık takımın oyun stilinin bir parçası haline geldi. Neyseki şu ana kadar yaşadığımız stres hep olumlu sonuç verdi ve skoru lehimizde tutmayı başardık. Alanyaspor’da Cissé’nin oyundan atılmasıyla biraz rahatlayacağımızı düşünürken Alanyaspor hücumcuları can havliyle üstümüze gelmeye başladı ama Diego-Celutska ikilisi son derece başarılıydı ve rakibe gol izni tanımadı. Bireysel performanslara gelecek olursa öncelikle Doukara ile ilgili bir kaç cümle kurmak istiyorum. Evet, yine golünü attı ve takımı galibiyete taşıdı ancak maçın geneline baktığımızda basit hatalarla top kaybetmemize sebep olacak hatalar yaptı. Ayrıca bu hafta da cansız ve pasif görüntüsü devam etti. Umarım bu görüntü ilerleyen haftalarda kendini “solo golleri” kovalayan Doukara’ya bırakır. Öte yandan sol kanatta Maicon ve Cissokho ikilisi oldukça etkiliydi ki golün hazırlayıcısı da onlar oldular. Baiano’nun bulunduğu zayıf Alanyaspor sağ kanadını adeta otobana çevirdiler. Özellikle Sakıb’la yaşadığımız kötü sol bek anılarından sonra Cissokho oldukça güven veriyor. Kendisine buradan “Maşallah” diyelim. Savunma hattımız ve orta sahamız genel anlamda oldukça başarılıydı ve çok büyük boşluklar vermediler. Son olarak Celutska’nın maç sonu açıklamasında söylediği fakat tercümanımız tarafından (üzülerek söylüyorum) maalesef çevrilmeyen o cümleyi en azından burada dile getirmek istiyorum. Celutska, geçen sene takımımızın Aralık ayının sonunda ancak 16 puan kazanabildiğini bu sene ise bunu Ekim ayı bitmeden başarabildiğini dile getirdi. Kendisinin kurduğu bu cümlenin oldukça değerli olduğunu düşünüyorum ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Umarım bu performans sezon sonuna kadar devam eder.