Yenilmezler

Her şeyden önce bu cuma oynanan derbide hayata gözlerini yuman; tıpkı bizler gibi tuttuğu takımın renklerine gönül vermiş Koray Şener kardeşimize Allah’tan rahmet, yakınlarına da sabır ve başsağlığı dilediğimizi buradan iletmiş olalım. Antalyaspor’umuz bizleri gururlandırmaya devam ediyor. Hedef maçı olarak nitelendirebileceğimiz güçlü rakibimiz Kasımpaşa karşısında yine geriden gelerek üç puanı hanemize yazdırmayı başardık. Son yıllarda Kasımpaşa’ya karşı psikolojik bir üstünlüğü ele geçirmiş bulunmaktayız. Ne zaman Kasımpaşa deplasmanı olsa frikikten gol buluyoruz sonrasında da takımda adeta bir şenlik havası hakim oluşuyor. Umarım bu seriyi uzun seneler devam ettirebiliriz. Artık tüm Türkiye bilmeli ki bu takım yenilgiyi kabul etmiyor. Lig başlarken iyi oynamadan, doğru hamlelerle ve topu rakibe vererek skor üretmeye çalışan Antalyaspor, son iki üç haftalık sürede daha çok pas yapan ve göze hitap eden bir oyun tarzıyla karşımıza çıkıyor. Bana kalırsa bundaki en önemli etken takım içeresinde oluşan uyum ve oluşmuş iskelet kadrodur. Sahadaki tüm futbolcular ne yapması gerektiğini, dahası diğer takım arkadaşlarının da ne yapacağını bilerek oynamaya başladılar. Bu gelecek maçlar için son derece büyük önem arz ediyor. Bilakis futbolcuların, yönetimin ve teknik heyetin maç esnasında ve maçtan sonra gerek yüz ifadeleri gerekse tavırları, oluşan sıcak aile ortamının da bu uyum için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bu maçta da Antalyaspor’u üç kelimeyle özetle deseler ilk sırada söyleyeceğim “mücadele” oldukça üst seviyedeydi. Talihsiz bir gol yedik, ancak seri bir şekilde cevap verdik. İkinci yarı başlarken de psikolojik avantajı yakalayan kırmızı köşede Antalyaspor oldu. Kasımpaşa’nın Koita-Diagne ikilisini ceza sahasında beslemeye başladığı altmışıncı dakikadan sonra Bülent Hoca oyunu harika okudu ve maçın bitimine yirmi dakika kala Doğukan’ın yerine Serdar Özkan’ı sahaya sürdü. Bu değişiklik maçı Antalyaspor’a getiren belki de anahtar hamle oldu. Kasımpaşa bekleri ve orta sahası gol için ileri çıkarken arka tarafta Serdar Özkan’a efektif olabileceği boş alanları sağladılar. Sonucunda da aynı Alanyaspor ve Yomraspor maçlarında da olduğu gibi ceza sahası içerisinde çaprazdan kaleyi karşısına aldı fakat bu sefer şut ya da orta açamadı onun yerine penaltı kazandırdı. Bu pozisyon özelinde Serdar’a muhteşem bir pas çıkaran Hakan Özmert’i de tebrik etmekte fayda var. Zaten kendisi bütün maç mücadelesi ve oyun zekasıyla ön plandaydı. Hazır bireysel performanslara değinmişken Doukara’ya yine birkaç çift lafım var. Kendisi golünü attı yine evet ama maçın belirli dakikalarında konsantrasyon kaybı yaşadı ve deyim yerindeyse şımardı. Bu hareketler birkaç pozisyonun harcanmasına sebep oldu. Kendisini mental açıdan geliştirirse çok daha başarılı olacağını düşünüyorum. Boffin ise yine geçit vermedi ve maçı anlatan spikerin kendisine Buffon diye hitap etmesine sebep oldu. Diego’yu da atmış olduğu şık golden ve formda Diagne’yi durdurmuş olmasından dolayı tebrik edelim. Şimdi sırada kardeş takım Akhisarspor var. Şımarmadan, Bülent Hocanın da dediği gibi geri vitese takmadan yolumuza devam etmeliyiz. “Kâğıt üstünde” kolay rakibimiz karşısında üç puanı hanemize yazdırmalı ve zirve basamaklarını sağlam adımlarla çıkmalıyız.